| Eylül 09 2010 09:23:53 | |
Ana MenüEn Son İncelemelerŞiirlerSesli SiirlerimGaleriden SeçmelerForum BaşlıklarıEn Yeni Forum Başlıkları
Henüz Başlık Oluşturulmamış.
En Fazla İlgilenilen Başlıklar
Henüz Başlık Oluşturulmamış.
SponsorlarımızSelect Language |
______
Arkadasina ÖnerDavos Fatihi Diyarbakir`ı Fethedemedi· ismert - Şubat 22 2009 20:20:10
![]()
Davos Fatihi(!) R.T.Erdoğan tüm gücünü yanına alarak Diyarbakır’ı kuşattı ama Diyarbakır’ı fethetmek Davos’u fethetmek kadar kolay olmadı, aksine Diyarbakır’ın siyasi kimlik isteyen havasında boğuldu. AKP’nin Diyarbakır mitingi coşku ve heyecandan yoksundu. Savaştan bıkmış, özgürlüğe susamış olan, davasının bilinci ve kararlılığında olan Diyarbakır halkı iki yüzlülüğü çok net olarak ispatlı olan, kraldan kralcı olan, Kürdistan’ı bombalayıp doğasını tarumar ederek güya Kürt sorununu çözeceğini düşünen R.T.Erdoğan ve partisine rağbet etmedi. Dolayısıyla bu miting 2004 ve 2007 mitinglerine göre çok zayıftı. Başbakan 22 Temmuz seçiminden hemen sonra ‘ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri’ dercesine Diyarbakır’ı istiyorum’ dedi. Tüm çalışmalar bu hedefe kilitlendi. Tüm güçler seferber edildi. ‘Kürt sorunu benim sorunumdur.’ V.b. sözlerle ve içi boş ekonomik paketlerle Kürtlerin gönlü fethedilmeye çalışıldı. Ancak bu sözler bugün söylenip yarın unutulduğu için, sadece vaat olarak kaldığı için bölge halkını ikna edemedi. Yalancının mumu akşama kadar bile dayanmadı. Yüksekova’da ‘ya sev, ya terk et’ faşizan söylemiyle hemen sönüverdi. 3 Kasım 2002’de yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele edeceğini vaat ederek iktidara gelen AKP sadece kendi çevresinin yoksulluğuyla mücadele etti ve çevresindeki herkesi, kendisine ve partisine yalakalık yapan herkesi daha da zengin etmeye çalıştı. İşsizlik oranı resmi rakamlara göre %2 arttı. Yoksulluğa paralel olarak yolsuzluk arttı. Milletvekili dokunulmazlığını kaldırmaya yanaşmayan AKP ve Başbakanın yolsuzlukla mücadele etmede samimi olmadıkları gün gibi açık. Erdoğan yolsuzlukla mücadeleyi çevresindeki insanların rakiplerinin üzerine giderek onların servetlerine servet katmalarını sağladı. Deniz feneri yolsuzluğu ve AKP’nin bu konuda takındığı tavır AKP’nin yolsuzluk alanındaki samimiyetsizliğini açıklamaya yeter. AKP hükümeti döneminde TRT 6 kanalının Kürtçe yayın yapmasına rağmen kürt dili üzerindeki yasaklar sürmektedir. Halkımız halen çocuklarına Kürtçe isim veremiyor, sokaklarına, parklarına Kürtçe isim veremiyor. Kürt siyasiler halen Kürtçe propaganda yapamıyor, Kürtçe broşür yayınlayamıyor, Kürtçe afiş hazırlayamıyorlar. Halen Kürtçe eğitim yasak. Belediyelerde bile halen Kürtçe hizmet sunulamıyor. Bu arada şunu belirtmek gerek. Diğer partiler Kürtçe propaganda yapamadıkları halde Başbakanın Diyarbakır mitinginin TRT 6 kanalında Kürtçe tercüme edilmesi ‘ölüm haktır komşuya.’ söylemini çağrıştırıyor. Başbakan ‘hukuk, hürriyet, hizmet’ açılımıyla halktan oy istiyor ‘isteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara’ dercesine. Akp’nin hukuk anlayışı muhaliflerine bir kulp takarak onların onurlarını kırmak ve onları cezalandırmaktan ibarettir. Hukuk eğer kendilerine hizmet ediyorsa hukuktur, aksi halde gukuktur. Akp’nin hürriyet anlayışı iktidar yağcılarına ve yalakalarına bahşedilmiş bir haktır. Onların hürriyet anlayışı keser gibi hep kendine doğru yontar. AKP’nin hizmet anlayışı kelimenin tam anlamıyla zimmet anlayışıdır. Çevresindekilerin zenginliklerine zenginlik katan, başkalarının haklarının üstüne yatan bir anlayıştır. AKP’nin hizmet anlayışı sosyal devlet(!) düşüncesinden hareketle sadaka dağıtarak yoksul halkımızı kendisine mahkum etme anlayışıdır. Halbuki sosyal devletin esas amacı vatandaşa onuruyla yaşayacak iş imkanı sağlamaktır. Başbakanın, ‘geçmişle tabi ki yüzleşeceğiz, kimin ne yaptığına dikkatle bakacağız.’ demesi Diyarbakır halkını ikna etmiyor. Bölge halkının karnı ‘cekli, caklı’ söylemlere toktur. 17 bin faili belli cinayetin üstüne gitmeyen, ergenekonun bölgede işledikleri cinayetleri araştırmayan, asit kuyularının açılması emrini vermeyen AKP ve başbakana halkın inanmasını beklemek safdillikten başka bir şey değildir. Başbakan Diyarbakır mitinginde bölge halkının beklentilerine cevap olmamıştır. Kürt kimliği ve kürt sorununun çözümüne dair somut bir şey söyleyememiştir, çünkü bu konuda ilgili makamlardan emir almamıştır. Bölge halkı AKP’ye notunu vermiştir. AKP’nin kürt sorununun çözümü konusunda samimi olmadığını çok net olarak görmüştür. Burada büyük ozan Ahmet Aif’in şu dizelerini hatırlatmak istiyorum: Bunlar engerekler, çıyanlardır. Bunlar aşımıza, ekmeğimize Göz koyanlardır. Tanı bunları Tanı da büyü. Bölge halkının Ahmet Arif’in sözlerini unutmayarak DTP’ye sahip çıkacağını umuyorum. Bölge halkı her şart altında DTP’nin adaylarının kazanması için el ele vererek, gece gündüz demeden tüm imkanlarını seferber ederek, ev ev dolaşarak, herkese ulaşarak gerçek temsilcilerini yönetime getirmeyi başarmak zorundadır. Oyumuz namusumuzdur, namusumuza sahip çıkalım.
Gelin hep beraber umuda kanat açalım Ülkemize, Anadolu’ya ışık saçalım Karanlıktan, uşaklıktan, zulümden kaçalım Kardeşçe hep birlikte özgürlüğe uçalım.
İsmail Cömertoğlu Yorum yazYorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.OylamaSadece üyeler oylayabilir.
Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın.
![]() |
Günün Sözükoskocaman bir gemiyi batırmaya yeter. (B.Franklin) Haberler
· Finlandiya`da Yetişk...
· Finlandiya! da Ûnive... · Finlandıya' da ikinc... · Bebeğim · Anadolu Çocuğu · Finlandiya' da Temel... · Aydınlardan Dilek · Finlandiya' da Okul ... · BARIŞ GÜLLERİ · GERÇEK ÇÖZÜM Üye GirişiHenüz Üye Değil Misiniz? Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz. Parolanızı Mı Unuttunuz? Buraya Tıklayın Çevrimiçi KullanıcılarSite'de Bağlı Olanlar
Kısa MesajlarMesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir. Anket
Yerelseçimde hangi partiye oy vereceksin?
DTP
73% [19 Oylar] CHP
12% [3 Oylar] AKP
4% [1 Oy] Diğer
0% [0 Oylar] Hiçbiri
12% [3 Oylar] |
|